ETKİLİ İLETİŞİM

İletişimde, bir düşünceyi duygu ve heyecanlarımızı karşı tarafa iletmektir.
Ne yazık ki kendimizi ifade etmekte güçlük çektiğimiz için iletişim problemlerini sıklıkla yaşayan bir toplumuz. İletişimin amacı, kısaca sorunlarımızı çözmek, gereksinimlerimizi karşılamaktır. Genelde kendimizi ifade ederken, ya saldırgan davranırız, ya savunmadayızdır, ya pasif ve de etkisizizdir ya da  girişken, etkili ve de sorun çözmeye yönelik davranırız. Saldırgan, savunmacı davranmamız iletişimde anlaşılmadığımızı ve anlamadığımızı hissettiğimizi gösterir. Atılgan davranış biçimi ise etkili bir iletişim başlatmışız anlamına gelir. Sıklıkla yaşanılan bir sorun da   “Kendini ifade Etme” dir. Biz kimiz? Neyiz? Niye varız? Amacımız nedir? Bu soruların ve benzerlerinin cevapları kendimizi ifade etme sürecini başlatır. ilişkilerde kendimizi anlatırken büyük güçlükler yaşıyoruz. Diğerlerince kabul edilmeme korkusu, dışlanma endişesi, sevilmeme kaygısı, bizleri "kendimiz gibi davranmama" alışkanlığına götürüyor. Sonuçta da konuşan ama anlaşamayan insan yığınları ortaya çıkıyor.Yaşanılan bir diğer sorun da ''Hayır diyememe” dir. İletişimin önemli problemlerindendir.  Diğerlerinin bizi önemsemesi, sevmesi, kabul etmesi, çevrelerine dahil etmesi için her şeye "evet" deme zorunluluğu hissedenlerimiz çoktur. Sonuçta, herkes ilişkisi içerisinde kendi olmayan "ben" ler le karşılaşır. Size uygun olmayan, kabul edemeyeceğiniz durum ve öneriler karşısında, "Ben böyle olmasını istemiyorum", "Size katılmıyorum"  gibi ifadelerle "hayır" mesajı verebilirsiniz. Her şeyi kabul ederek sevili-benimseneceğinizi düşünmeyiniz.  İletişimin %70’i sözel olmayan hareketlerden yani jest ve mimiklerden, beden hareketlerinden oluşur. Kelimeleri çoğunlukla gerçek duygu ve düşüncelerimizi maskelemede kullanırız. Bu nedenledir ki beden dili gerçeğimizdir. Örneğin; aşağı bakan baş duruşu, çekingenliği, güvensizliği ve karşımızdakinin üstünlüğünü kabullenici bir tavır içinde olduğumuzun göstergesidir. Yatay eksenden yukarı bakan baş durusu ise, ilgili duruma tepki göstermek, reddediş ve üstünlük taslama gibi mesajlar içerir. Kolların kavuşturulması, söylenenlere daha az dikkat edildiğini ve iletişime kapalı olduğumuzu ifade eder. Yalan söylerken gözler sıklıkla konuşulan kişiden kaçırılır. Jest ve mimiklerde, beden hareketlerinde artış olur. Kıpırdanma başlar kişi elini burnuna, ağzına yüzüne sıklıkla götürür. Oturulan yerde öne, arkaya, sağa, sola hareket etme, pozisyon değiştirme davranışı artar.

Bütün iletişim durumlarında veren ve alan arasında bir etkileşim söz konusudur. Kendinizi sınıfta bir sunuş yaparken hayal edin. Orada, dinleyicilerle sizin aranızda çift yönlü bir mesaj alışverişi yaşanır. Dinleyicilerden aldığınız geribildirimler sizde belli etkiler yaratır. Örneğin, bazılarının gözlerinin kapandığını ya da kendi aralarında konuşmaya başladıklarını görürseniz, bu onların sıkıldıkları mesajını veren olumsuz bir geribildirim olur. Aldığınız bu geribildirim sizin duygu ve düşüncelerinizi etkileyerek davranışlarınızda bazı değişiklikler ortaya çıkarır. Ya siz de canlılığınızı yitirirsiniz, ya da dinleyicilerin dikkatini kazanmak için anlatımınızı cazip hale getirmeye çalışırsınız. Sizin davranışlarınızdaki değişiklik de dinleyiciler için yeni bir mesaj oluşturarak onların duygu, düşünce ve davranışlarında yeni etkiler yaratır.

İletişimde etkili olmak istiyorsak; Kararlı olmalı ve kullandığımız kelimeler istediğimizle uyum içerisinde olmalı, konuştuğumuz kişiye dikkatimizi vermeli, karşımızdaki kişinin gözlerine bakmalıyız,  ne istediğimizi, duygularımızı, dolambaçlı yollara sapmadan net ve açık bir şekilde söylemeliyiz, duygu, düşünce ve davranışlarımızda kararlı ve tutarlı olmalıyız. Bugün dediğimizi yarın inkar etmemeliyiz. Anladığımızı ve anlaşıldığımızı hissettirmeliyiz, iletişimde geri bildirim önemlidir,

Şunu da unutmamalıyız ki ETKİLİ DAVRANMA ÖĞRENİLEBİLİR.


Başa Dön